Nietzsche

Nietzsche Varoluşumuz ve çelişkileri nasıl ele alınabilir? İnsan kendini aldatmaya neden bu denli hazırdır? Bu sorulara cevap ararken; ahlaka, sanata, insana ve elbette din ve tanrı kavramlarına yaklaşımları göz önüne alındığında, Nietzsche bir karşı çıkışın filozofudur.

Ona göre mevcut tüm değerlerin kaynağı güç istencidir.Yaşam güce dair bir istençtir. Yapılan her eylemin ardında bir güç istenci vardır. Her canlı kendi gücünü çoğaltmaya çalışır. Evlenmek, çocuk yapmak da başta olmak üzere her insan eylemi bunun sonucudur.

İyiye ve kötüye dair her şey insan yaratımıdır ve her yaratma idimi ilk önce bir yıkma eğilimidir. Kendi varlığını kazanabilmek, geçmişten getirdiği kişiliğini yok etmekle mümkündür.

Din üretilmiş en büyük sanat yapıtıdır. Ahlak ise bireydeki sürü içgüdüsüdür. Yaşam, tek ve bütüncül bir ahlaka sığmayacak denli çeşitlidir. Yaptığı şu benzetme anlamlıdır: “En büyük değerlerimiz bir gün bir oyuncağın bir yetişkine göründüğü gibi görünecektir.” Ahlak kendi varlığını ahlaksızlıklara borçludur.  Her yasak bir şeyleri saklar ve kendi hakikatini korur. Tapılacak hiçbir hakikat yoktur.

Üst insan, eylemini dışarıdan değil, kendi istencinden alan insan tipidir. Güçlü insanın davranış ve eğilimleri tepkisel değildir, kendinden doğar. Varoluşun en soylu ussallığı, insanın kendine evet demesidir.

Sanat, rasyonelin dışında bir eylem alanıdır ve halk dalkavukluğu değildir. Sanat onlara sorgulamalarını sağlayabilecek, düşünce sistemlerini değiştirecek bir şeyler verir.

Mutluluğa inanmak aptallıktır, gerçek olan mutsuzluktur.

Yayınlandı: on Aralık 28, 2010 at 22:34  Yorumlar (2)  

Bu yazının geri izlemesini yapmak için URI: http://cashkorkmaz.wordpress.com/2010/12/28/nietzsche/trackback/

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

2 YorumYorum yapın

  1. Özgürlük nedir biliyo musun (bu yaşıma gelip, öğrendiğim ve hala bu fikirde olduğum şey); bi seçim yaptığında seçmediğini kesin biçimde öldürmektir. Eğer seçmediğin olasılık hala aklında kalırsa, tüm hücrelerini gizli gizli değil alanen zehirler ve hızla ölüm yolcusu olursun.Kesin biçimde öldürmek ise yakmak ile mümkün gibi görünüyor. Hani denir ya “gemileri yaktım”! Yani geri dönüş ümidini ortadan kaldırdım anlamındadır bu.Sanırım bu yazıdan anladığım özgür irade öğrenilen ve kabul edilen değerleri önce parçalamak ile ilgili.Ancak insan kendi tarihi bilgilerini esas almaya çalışıyor Her an kendinin güncelleme yapabileceğini unutuyor. Yani kısıtlılığı yaratan bizzatihi insanın kendisi öyle değil mi!
    Kendine ”evet ” demek mi Bunu tam analmıyla yapabilecek bir iradeyi olası göremiyorum maalesef.

    • Bu dinle, ahlakla yoğrulmuş toplumsal yapının öğrettiği her şeyi parçalayıp yok etmek, yıkmak. Sonra kendi varoluşunu kavrayıp, bu gerçeklik içinde yeniden yaratmak, kendi varoluşunu kazanmak.


Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.